Glokom Haftası

Glokom Haftası
561 Görüntülenme

GÖZ TANSİYONU (GLOKOM) NEDİR?

Gözün normal şeklini muhafaza edebilmesi için, içine salgılanan bir sıvı belli bir basınç oluşturur. Göze zarar vermemesi için bu basıncın da kol tansiyonu gibi belli değerler arasında kalması gerekir. Eğer bu değerler normal kabul edilen sınırları geçer ve görme bozukluğuna yol açarsa glokom, ya da halk arasında bilinen şekliyle karasu hastalığı meydana gelir.
Glokom, özellikle ileri yaşlarda görülmekle birlikte her yaşın hastalığıdır. Tedavisi mümkün olan, tedavi edilmediği takdirde körlükle neticelenen hastalıklardan olup çok sık görülür.

GÖZ TANSİYONU NASIL YÜKSELİR?

Göz içindeki sıvı, renkli tabakanın hemen arkasındaki bir yapıda üretilir. Merceğin önünden ve göz bebeğinden geçerek ön odacığa gelir. Buradan kenarlara yayılarak renkli tabakanın bittiği yerde açı ismi verilen yapıdan gözü terkeder ve kan dolaşımına katılır. Göziçi sıvısının üretimi ile gözden çıkışı belli kontrol mekanizmaları ile sabit tutulur. Üretimin atılımdan daha fazla olduğu durumlarda göziçi basıncı yükselmeye başlar.

GÖZ TANSİYONU YÜKSELMESİNİN NEDENLERİ NELERDİR?

Göziçi sıvısının atılımı ya göz bebeği kenarından ya da açı bölgesinden engellenir. Glokom tek bir hastalık değildir. Çok değişik çeşitleri vardır. Farklı durumlar farklı şekillerde göz sıvısının göz içinde kalmasını sağlayarak göz tansiyonunu yükseltirler:

  • En çok görülen tiplerinin sebepleri bilinmemektedir. Daha çok ileri yaşlarda görülürler. Sıklığını etkileyen etnik, anatomik, kalıtsal ve çevresel faktörler vardır. Bizim toplumumuzda daha çok görülen tip açık açılı glokom tipidir.
  • Göziçi iltihapları tedavisi zor glokom tiplerine neden olurlar.
  • Göz cerrahileri ve yaralanmaları sonrası glokom meydana gelebilir.
  • Göz arkasındaki damarları etkileyen şeker hastalığı, damar tıkanıklıkları gibi hastalıklar göz tansiyonunu yükseltebilir.
  • Bazı doğumsal veya kalıtsal anomalilerde glokoma daha sık rastlanmaktadır.
  • Kortizon gibi bazı ilaçların uzun süreli kullanımı glokoma neden olabilir.

GÖZ TANSİYONU YÜKSELMESİ GÖZE NASIL ZARAR VERİR?

Gözden görüntüyü beyne ileten görme siniri içinde çok sayıda lif bulunmaktadır. Göziçi basıncı yükseldiği zaman bu lifler zarar görmeye başlamakta ve öncelikle kişinin çevresel görmesi bozulmaya başlamaktadır.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Sinsi seyreden bir göziçi basıncı ileri dönemlere kadar farkedilmeden kalabilmektedir. Ancak merkezi görme etkilendiği zaman kişi doktora gitme ihtiyacı hissetmektedir. Glokomun nadir görülen bir formu olan açı kapanması glokomunda özellikle kriz döneminde çok ciddi şikayetler meydana gelebilmektedir. Bunlar:

  • Görmenin aniden ve ağrılı olarak bulanması.
  • Başağrısı.
  • Işıkların çevresinde haleler görmek.
  • Bulantı ve kusma şeklinde sıralanabilir.
Bu şikayetler meydana geldiği takdirde zaman kaybetmeksizin en yakın göz doktoruna müracaat gerekmektedir.

TANI VE KORUNMA

İleri dönemlerinde hastalığın tanısını koymak zor değildir. Zira muayene bulguları yeterli olmaktadır. Erken dönemlerinde ise sınırda seyreden bir göziçi basıncı, hastanın yakınlarında glokom öyküsü bulunması ve gözün yapısı ile ilgili bazı durumlar kuşku uyandırır. Bu durumda görme alanı ve görme siniri başının incelenmesi gibi başka tetkiklerle tanı konulur.

Korunma adına yapılabilecek en makul şey, özellikle risk grubunda olan kişilerin periyodik göz muayenelerinden geçmeleridir. İleri yaş, miyopi, ailede glokom hikayesi olması, geçmişte göz yaralanması veya iltihabı geçirilmiş olması, şiddetli anemi ve şok risk faktörleri olarak sayılabilir.

TEDAVİ

Glokomun tedavisi üç şekilde yapılabilir:

1. İlaçlar: Glokom tedavisinde damla, jel, hap veya serum şeklinde ilaçlar kullanılır. Uzun süreli glokom tedavisinde en çok kullanılan ilaçlar damlalardır. Günümüzde yeni geliştirilen ilaçlarla glokom tedavisi oldukça kolay bir hal almıştır. Eskiden çok sayıda ilaç kullanılırken bugün sadece akşamları kullanılan bir damla ile çoğu kişide göz tansiyonu kontrol altına alınabilmektedir.

2. Lazer: Glokom tedavisinde kullanılan birkaç değişik lazer bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı açı bölgesindeki direnci azaltmak için uygulanır. Bir kısmı gözün renkli tabakasına delik açarak arka odacıkta sıkışmış olan sıvının öne geçmesini sağlar. Bir de ileri dönemlerde göz sıvısını üreten bölüme uygulanarak üretimi durduran lazerler de mevcuttur. Bu amaçla bazen dondurma tedavisi de uygulanabilir.

3. Ameliyat: Yeni geliştirilen ilaçlar sayesinde günümüzde glokom tedavisinde ameliyatın rolü biraz azalmıştır. İlaçla kontrol altına alınamayan olgularda lazer veya ameliyat uygulanabilmektedir. Bu amaçla en çok uygulanan ameliyat trabekülektomidir. Bu ameliyatla göz içindeki sıvının gözün yüzeyini örten saydam zarın altına akması sağlanır. Ayrıca derin sklerektomi, viskokanalostomi, iridektomi, gonyotomi, trabekülotomi, bazı cihazların takılması da diğer seçenekler olarak sayılabilir.